Bu ne perhiz!
Son yıllarda Ordu’nun sloganını hepimiz ezberledik. Bilmeyenler için ben bir kez daha hatırlatayım; “Hedef 1 milyon turist.” Turizm denince aklınıza ilk ne geliyor? Turizm denilince benim aklıma doğa ve tarih geliyor. Bu ikisi olmayan yere turist falan gelmez.
Ordu açısından değerlendirirsek belli bir doğal güzellik var mı? Yalan yok, var. Peki belli bir geçmişi/tarihi var mı, o da var. E o zaman buraya turist gelir mi, bana göre gelir.
Ancak bu bir yıl sürer, iki yıl sürer, üç yıl sürer… Sonrası fos! Neden mi? Ordu’da öyle bir katliamlar yaşanıyor ki; insanların ağzı açık kalıyor. Ordu’da bu talan Yeşil Yol ile başladı, Kurul Kalesi ile devam etti. Önce doğamız katledildi, sonra tarihimiz. Kuşkusuz Karadeniz’deki yeşil koridor adı altındaki katliamı kimse bilmiyor olamaz. Havva Ananın direnişi hala aklımızın bir kenarında duruyor.
Aslında bugün size anlatmak istediğim en önemli konu; Ordu’daki Kurul Kalesi’ndeki talan. Orada öyle şeyler oluyor ki; herkes suçu birbirinin üzerine atıyor, talan ise aralıksız sürüyor. Kurul Kalesi bilindiği üzere Doğu Karadeniz’in ilk arkeolojik kazı çalışması.
Burası 2 bin 300 yıllık kale. Hatta burada 2 bin 100 yıllık Ana Tanrıça Kibele Heykeli bulunmuştu. Bu heykel geçen yıl bulunan eserler arasındaki en değerli eserdi. Böylesine önemli bir heykelin bulunduğu o kalenin altında taş ocağı çalışması yapılıyor. Patlattıkça kaya parçaları aşağıya düşüyor.
Peki buraya, bu taş ocağına ruhsat veren yetkililer hiç düşündüler mi bu patlatmaların vereceği zararı? Ben söyleyeyim: Yok! Çünkü
birileri buralardan güzel paralar kaldırıyor. Uzun zamandır araştırdım, inceledim, yetkililerle görüştüm. Koruma Kurulu’nun ‘durdurma’ kararı olduğu halde birileri bu ocağı durdurmamak için direniyor.
Geçenlerde Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu bir açıklama yaptı. Açıklamasında öyle çelişiyor ki Sayın Vali, ben anlamakta/anlatmakta zorluk çekiyorum. Size iki cümlesini yazıyorum; 1)“Ordu’nun bu güzelliği, bozulmamış doğal güzelliklerini halen muhafaza edilmiş olmasından kaynaklanıyor.” 2) “Çevreyi bilinçsizce tahrip ettik.
Her yeri kestik, yıktık, yaktık gelecek nesillere güzel bir ülke, güzel bir dünya bırakmak konusunda maalesef zayıf durumdayız. Para kazanmak için insanlar her tarafı fabrikalarla donatıp çevreyi tahrip ettiler. Şimdi çevreyi yeniden kazanmak için kazandığımız bütün paraları harcasak geri getiremiyoruz. Çevreyi bozduk.” Sayın Vali, ilk sözünde Ordu’nun doğal güzelliklerinin halen muhafaza edildiğini söylüyor.
Sayın Valim; Kurul Kalesi’nin arkasına sizi davet ediyorum. Bakalım korunuyor muymuş? İkinci sözüne de aynen katılıyorum. Son yıllarda Türkiye’nin her yerinde yaşanan çevre katliamlarına vurgu yapıyor. Bunu ifade etmesi güzel. Ancak Polyannacılık oynamaya gerek yok.
Eğer yönettiğin ildeki çevre katliamını önleyemiyorsanız, bunları anlatmanıza gerek yok. Siz bu ilin idari amirisiniz. Sizin çıkıp bu talanı Koruma Kurulu’nun vermiş olduğu kararı uygulatmanız gerekiyor. Eğer uygulatmıyorsanız, sizler de bu vebali taşıyacaksınız. Umarım yarın daha güzel adımlar olur.
