Fındık fıstığın yanında tam gariban

Fındık fıstığın yanında tam gariban
Yalçın Bayer’i hep merak ederdim, bugüne kadar da tanışmamıştım. Ordu-Giresun Havaalanı’na İstanbul uçağı inerken heyecanlıydım.
Yeşilköy’den kalkan 10.25 uçağı indiğinde yanımda sevgili dostum Sözcü gazetesinden Aydın Demir vardı. Demir benim eski arkadaşımdır. Sözcü’deki üreticilere dönük yazıları hem tüketici hem de üretici kesimine rehber ve öğreticidir.
Sözcü gazetesine baktığımızda Aydın’ın “Fıstık fiyatı uçtu baklavacı rest çekti” başlığı dikkat çekiciydi. Bizim için ilgili tarafı şu: Fıstık fiyatlarının Güneydoğdu’da özellikle Gaziantep’te ciddi bir sorun olduğu anlaşılıyor. Antep fıstığında fiyatlar uçarken, her geçen gün fıstıktaki fiyat artışını acı bir dille anlatıyor. Karaborsacılar yüzünden fıstığın kilosu 120 TL’ye kadar çıkmış.
Bir fıstığa bak bir de fındığa! Baklavacılar fiyatın düşmesi halinde fıstık alımlarını durduracaklarını açıklıyor. Ben de içimden ahlar çektim. Fındıkları söküp Antep fıstığı mı eksek! Benim yazdıklarımı da bu sıcaklara sakın bağlamayın, lütfen kafayı da üşütmüş değilim.
Aydın Demir arkadaşım gerçekleri yazmış, kafayı üşütmüş değil. Bir gariban fındık üreticilerinin halini düşünüyorum, bir de Gaziantepli fıstıkçıların halini. Bizde stokçuluk pek olmaz. Demir’in yazısına göre, Gaziantep’te müthiş stokçuluk yapılıyor. Parası olanlar altın gibi fıstığa para yatırıyorlarmış. Bunun adına zaten karaborsa deniyor.
Tıpkı fındıkta fiyat artışı yaşandığında rekolte az olduğunda fındık ithalatına kapı açılsın önerileri şimdilerde fıstıktaki fiyat artışlarından fıstık ithalatına da izin verilsin diyorlarmış. Halbuki fındıkta bu aralar üretim yapılması için fındıktaki dev alıcılar projeleri ile fındık üretim alanlarının artmasını öneriyorlar.
Tam da bu arada Hürriyet Gazetesi Yazar Yalçın Bayer söze giriyor. Demek ki sizin daha da fukaralaşmaya, daha da düşük fiyatlara mahkum edilmek istenmesi değil midir? Yalçın Bayer daha fındık sahasına inemeden işi çözmüş gibi.
Bayer anlatmaya devam ediyor: Geçen yıl kasım ayında İlber Ortaylı ile İran’a gitmiştik. Heyetteki arkadaşlarımızdan biri Karaköy’deki ünlü Güllüoğlu’nun sahibi Nadir Güllüoğlu idi. İran’a fıstık fiyatlarını incelemek için gidiyordu. Ben 70 TL fıstık alıp üretime sokamam.
Baklavada 40-45- TL’den 70-75 TL’ye fiyatlar artarsa bunun adı karaborsa olur diyordu. Bence Antep’te 120 TL kadar çıkmışsa fıstık fiyatları stokçuları iyi analiz etmemiz lazım değil mi? Fıstıkta durum böyle iken Karadenizli fındık üreticisi haline ağlamasın da ne yapsın? İktidar sahibeleri bu çelişkileri acilen masaya yatırmalıdırlar.
Önemli fıstık üretimi yapılan Şanlıurfa’dan Tarım Bakanlığı makamına yeni oturan Ahmet Eşref Fakıbaba’ya şöyle bir hesap yapmak isterim.
İç fıstığın kilosu 120 TL iken bizim iç fındığımızın kilosu kaç TL biliyor musunuz? Kabuklu fındığın kilosu ortalama 8,5 TL iken iç fındığımızın kilosu ise ortalama 18,5 TL’ye geliyor. Böyle bir üretici ne uzar ne de kısalır.
Aradan dev fındık alıcıları çıkar, Gaziantep’ten ise stokçuları çıkar. İşte şimdi neden gariban olduğumuz ortaya çıkıyor.
