Bak postacı geliyor selam veriyor…

Çocukluğumuzda ve hatta okulumuzda müzik dersimizde flütümüzle çaldığımız dilimizden düşmeyen o güzel sözler, “Bak postacı geliyor selam veriyorum.” Hepimizin hafızalarının bir yerinde durur.

İlk Posta Teşkilatı Tanzimat Fermanı ile yaşanan gelişmelerin sonucu olarak Osmanlı Devletinin tüm halkının ve yabancıların posta ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla Nezaret olarak 23 Ekim 1840 tarihinde kurulmuştur. İlk Postane ise İstanbul’da Yeni Camii avlusunda Postahane-i Amire adı ile açılmış İlk memurlar Süleyman Ağa, tahsildar Sofyalı Ağyazar Türkçe dışında yazılmış gönderilerin adreslerini tercüme etmek üzere mütercim olarak atanmışlar.

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında İçişleri Bakanlığına bağlı olarak görev yapan PTT Genel Müdürlüğü 1933 yılında katma bütçeli bir idare olarak Bayındırlık Bakanlığına, 1939’da ise Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlanarak halen hizmetine devam etmektedir.

1954 Yılında Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan PTT Genel Müdürlüğü, 1984 yılında Kamu İktisadi Devlet Teşebbüslerinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili olarak çıkarılan 233 sayılı KHK ile Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) statüsüne geçirilmiş,
29.01.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4502 sayılı kanunun 24. maddesi ile “T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü” olan Kuruluşumuzun adı “T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü” (PTT) olarak değiştirilmiştir.

23.05.2013 tarih ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı “Posta Hizmetleri Kanunu” ile Kuruluşumuz görevleri yeniden düzenlenmiş ve “Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi” adı ile yeniden yapılandırılmıştır.

Tarihsel gerçeği bu kadar net olan postanelerin halkın birbirleri ile birkaç satırlık özlemeni yada buluşmasını sağlayan postacılarımızın sorunlarını bugüne kadar yüksek sesle konuşana rastlamak mümkün değil.

Kısacası hemen hemen tarihçesi böyle yazıyor. Şimdilerde pek kamuoyunda göze gündeme gelmeyen kar kış, dağa tepe köy kent demeden bizlere bazen sevinçli, bazende hüzünlü haberleri ulaştıran bu değerli insanların yani posta çalışanlarının önemli sorunları var. Özlük hakları çalışma şartları gibi bunlardan pek söz edenler yok gibi çalışma koşullarından dertliler işin çok çalışan personelin az ve her işe çalışan personelin koşturulduğu gibi iddiaları var. Çalışma koşullarının ve özlük haklarının biraz daha dikkate alınması gerekliliğini vurguluyorlar. Bizim sorunlarımız da yaz diyorlar. Onlar ülkemizin her türlü şartlarında halkımız için çalışan kendi insanlarımız bizden birileri hak ettikleri değeri istiyorlar Hafta sonu tatilleri ve nöbetlerinin ağırlıklarından söz ediyorlar.

Çalışanların az personelle çok iş yaptırılmasından dert yanıyorlar. Her işe koşturulduklarından şikayet ediyorlar. Kısaca bizi görün duyun özlük haklarımıza çalışma şartlarımıza tekrar bakınız diyorlar. İlgilisi, yetkilisi siyasi sorumlusu kim ise postacılarımızın içinde bulundukları şartları iyileştirme adına üzerinize düşeni yerine getirmeyi ihmal etmemelisiniz, kısaca bu seslere bir kulak verin çünkü seçim yaklaşıyor bizden söylemesi.

Leave a Comment