NE VAR NE YOK SATIYORLAR
NE VAR NE YOK SATIYORLAR
Türkiye’de bazı kurumlar saltanat makamı gibi olmuş. Koltuğa bir kez oturan bir daha o koltuktan kalkmak istemiyor. Tıpkı siyasetçiler gibi koltuğu kaptın mı bırakmak yok. 20 yıldır aynı yerde belediye başkanı olan birisi geçen senelerde o yörenin altyapı problemini çözememiş, bir 5 yıl daha halktan yetki istiyor.
20 yıl muhtarlık yapıp köyünün su problemini çözemeyen muhtar var. Bir milletvekili arkadaşımız sohbet esnasında bana şöyle dedi: “Bir müdürü 3 yıldan fazla aynı görev yerinde durdurursan, koltuğu ve bindiği makam arabasının kendisinin olduğunu düşünür.”
Şimdi bunları neden anlattım? Önümüzde bir Fiskobirlik örneği var. 2007 yılında göreve gelen Fiskobirlik Başkanı Sayın Lütfü Bayraktar, o günden bu güne ne var ne yoksa satıyor. Bu satma alışkanlığı sanırım savunduğu siyasi akımdan geliyor.
Çok önemli örneklerden; Ordu Yağ Sanayi’ni 50 milyon liraya, Fiskomar Alışveriş Merkezi ve idari binayı 13 milyon liraya satan Fiskobirlik, sadece Ordu’da 63 milyon liralık gayrimenkul satışı yaptı. Bunların sonucunda üreticiye olan borçlar ödendi mi? Hayır.
Fiskobirlik Başkanı Sayın Lütfü Bayraktar, en son yaptığı açıklamada, “Yönetim sanki bu borçları babalarının mal varlıklarını satarak ödemekle mükellef gibi algılanıyor. Yok böyle bir şey. Bizim babamızın mal varlıkları bu kurumun bir aylık maaşına yetmez. Tabii ki kurumun birtakım mal varlıklarını satacağız ve borçları ödeyeceğiz. Şunu çok net söylüyorum: Bu kurumun borcu bitene kadar elimizde belli bir değere ulaşmış ama kurumun asli işi ile irtibatlı olmayan ne varsa satacağız” diyor.
İyi de sayın başkan sizin işiniz Fiskobirlik’in 70 yıldan bu yana biriktirdiği kazanımları satmak mı, yoksa o kurumun işleyişini kazanmak için çözüm önerileri sunmak mı? Bulunduğunuz o kurumu borç içinde bırakanlar o kurumda hala orada bulunuyorlar mı bulunmuyorlar mı? Sadece size verdikleri oy karşılığı mı o kurumu borç içinde bırakanlar hala maaş alıyorlar?
Sayın Fiskobirlik Başkanı bu sezon üreticiden peşin parayla fındık alacaklarını söylüyor. Ben de diyorum ki, paran varsa önce borcunu öde. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu hangi sanayici adına piyasadan fındık toplayacak? Üreticiye borcunuzu ödemeden hangi yüzle yeniden fındık isteyeceksiniz ki Sayın Bayraktar, göreve ilk geldiğiniz gün yaptığınız konuşmayı bugün size hatırlatmanın anlamı yok.
Siz göreve seçildiğiniz gün bu mali tabloyu çok iyi biliyordunuz. Kusura bakmayın dost acı söyler sayın başkan. Kimse sizi zorla Fiskobirlik’e başkan yapmadı. 5 yıldan bu yana o kurumun başındasınız. Düzelemiyorsanız özür dileyip ayrılmayı bilmelisiniz. Müflis tüccar gibi arazi, bina satıp o kurumu işgal etmeyiniz. Saygılarımla…
