Ordu’nun sokakları
Kaldığımız yerden devam, siz değerli okuyucularımıza merhaba! Fındık dahil bütün güncel konularla ilgili köşe yazılarımızla tekrar beraber olacağız. İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2017 yılına ‘Merhaba’ derken tüm iyi dilekler, gerçekleşmesi dileği ile… Her yıla girerken başlayan tatlı telaş, koşuşturmaca, umutlu bekleyiş var insanların suratlarında …
Zorlu bir yılı geride bıraktık … Savaşlar, felaketler, yoksulluk, açlık, yolsuzluk, kayıplar, gidenler, kalanlar, üzüldük, ağladık, darlandık, büyüdük… Nihayetinde devam eden bir hayat… Bir yanda savaşlar bombalar patlarken, bir taraftan günlük hayatın derdi de devam ediyor. Gelelim bugünkü konumuza … “Ordu’nun Sokakları” çok güzel bir türküdür. Ordu’nun sokakları Döşelidir döşeli Harab oldum gidiyom Ben bu aşka düşeli… Ya da ben bu sokağa nasıl düştüm düşeli diyebilirsiniz. Ordu şehrinin bu aralar aşktan çok köstebek çukurlarıyla anılır olmasıdır konumuz.
İsteyenin istediği gibi kazdığı ya da kapattığı caddeleri, sokakları görmeniz mümkün. Bir sabah evinizin önü kazılmış, ya da bir sabah işyerinize arabanızla gideeceğiniz yol, şehrin en yoğun caddesindeki yerde olsa bile sabah kapanmış olabiliyor. Bir şeyleri yaparken mutlaka bir taraftan yıkmaya alışkın olan bir yöneticilik anlayışımız vardır bizim. Bir şeyler söylediğiniz zaman ise bunun savunması da hizmet olur. Lakin hizmet adı altında Ordu sokaklarının köstebek yuvasına döndürülmüş olması onları ne kadar rahatsız ediyor ki? Elektrik için ayrı kazılan, doğalgaz için ayrı kazılan, su için ayrı kazılan, kanalizasyon için ayrı kazılan … Sonuçta kazıla kazıla köstebek yuvası olmasını başaran bir yönetici anlayışı çıkıyor ortaya.
Hizmet adı altında oluşmuş çukurlar yuvasının maksadı elbette hizmettir lakin bunların bir planlaması çok mu zordur diye sormak istedik her şeyi bilen sayın yöneticilerimize. Bu şehirde vergi veren, işçi çalıştıran, kira ödeyen, onca esnafımızın bir görüşünü almak, onlarla bir istişare toplantısı yapmak çok mu zordur? Sizce bu esnafların günlük kayıplarının zararını kim verecek dersiniz? Yazık değil mi onlara? Bir sokak kazılacaksa yetkililerin önce o esnafla oturup bir planlama yapma yükümlülüğü yok mudur? Daha uygun saatlerin ya da zamanın planlamasını yapmak çok mu zordur? Kaş yapalım derken göz çıkarmak nedendir? Bence bir yeri kazmadan önce oturup güzel bir planlama yapmak gerek sayın yetkililer. n her insanın hakkı olduğunu düşünüyorum.
