DAĞ FARE DOĞURDU
Ordu, Türkiye’de en fazla göç alan ikinci il durumunda. Hayırlısı olsun diyelim.
İyi de yine TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde en fazla göç veren ikinci il nasıl oluyor dersiniz, bu iki bilinmeyenli denklemin asıl cevabı nedir sizce? Bir il hem en fazla göç alan ikinci il olurken aynı zamanda en fazla göç veren ikinci il nasıl oluyor? Bunu anlamak ve anlatmak da çok zor olsa gerek.
Hadi varsayalım biz buna “vatandaşlar Ordu’ya habersiz taşınmıştı” diyelim; ya gidenler, gidenler de habersiz mi gitti sizce?
Evet, bir şeyi unutuyoruz. Bu memleket öyle kolay büyükşehir olmadı. Ne çabalar gösterildi, ne nüfuslar taşındı, ne İstanbul konuldu ne Ankara ne İzmir… “Gelin” dediler.
“Büyüyoruz, büyükşehir oluyoruz” dediler. Bir buçuk ayda 50 binden fazla nüfusu Ordu’ya getirdiler (taşıdılar). Sonrası mı? Her şey yerinde kaldı, sadece ismimizi büyüttüler.
Onlar “büyüyoruz” derken halk da kapıldı tabii bu yalancı yaz rüzgârlarına. Ordulu gerçekten büyüdüğünü düşündü. Oysa köylüsü, kentlisi, ilçede, beldede yaşayanı 30 Mart’tan sonra ne olacak diye kimse sormadı.
Yani Ordu’yu büyükşehir yapanlar olmayan kaldırımdan vergi alacağını, yıllarca didinip köyüne, evine su getirenin suyuna sayaç bağlayacağını, olmayan çöp taşıma hizmetinden çöp vergisi alacağını bu halka anlatmadı. Pembe tablolar çizildi hep. Renkli hayatlar sürüldü vatandaşın önüne…
Kış mevsiminin en ağır geçtiği ve Türkiye’de en uzun yol ağına sahip olan ilin Ordu olduğunu sanırım birileri unutmuş olacak, herhalde 53 belde belediyesinin 30 Mart’tan sonra kapatılacak olmasını ise sadece o beldelerde yaşayan insanlar biliyor. Çünkü zaten zar zor hizmet alan bu belde belediyeleri 30 Mart itibariyle Büyükşehir’e muhtaç kalacak. Olmasını çok arzu ettikleri Büyükşehir’e. O zaman o insanlar yeni yeni anlayacak Büyükşehir’in anlamını. Hissettikleri kapatılma duygusu henüz taze olacak.
Ordu’yu büyükşehir yapmak için gurbetteki eşini dostunu arayan köy ve belde insanı bu kez “Büyükşehir olduk” diye isyan edecek.
Kısacası Ordu’nun büyükşehir olması 30 Mart’tan sonra Ordulunun gözünde “dağın fare doğurmasına” benzeyecek
Şunu da söyleyelim:
Ordu’ya kimse gelmedi nüfusları dışında. Ama gidenler hem göçünü topladı gitti hem nüfusunu aldı gitti. Yani gelenlere karşı gidenler öyle bir buçuk aylığına da gitmedi.
Kısaca, gelen gideni aratır oldu.
