ODÜ’YE YAKIŞMADI…

Kısa bir süre önce Ordu Üniversitesi’nde yaşanan olaylar herkesin malumu.

Üniversite yerleşkesinde bir grup öğrencinin devlet tarafından üniversiteye ayrılan 75 milyon liralık kaynağı az bulması ve buna tepki olarak kampus içerisinde basın açıklaması yapmak istemesi ile başlayan olaylar üniversite yönetiminin bile tahmin edemeyeceği boyutlara ulaştı.

Önce ‘Kaynak yetersiz’ diyerek üniversitelerini savunan öğrencilerin eylem yapması yönetim tarafından engellenmeye çalışıldı. Ardından kamuoyunu bilgilendirmek ve haber yapmak maksadıyla yerleşkeye giden basın mensupları “Talimat böyle” denilerek buraya alınmadı.

Ve daha sonra yerleşke dışarısından dahi görüntü almaları engellenmek istenen gazetecilere saldırıldı, küfürler edildi. Yönetimin olay yerine gelmesi ve olayları yatıştırması beklenirken bir ilim yeri olan üniversiteye yakışmayan olaylar oldu.

Basına bu çirkin davranışları reva gören ziyniyet, muhtemelen Rektör’den güç alıp “Talimatı ben verdim” diyerek kendilerine pay çıkartabiliyorlar. Yani kısacası yerleşkede tam bir güvenlik terörü yaşandı.

Ertesi gün olayı tüm yerel medya, ekranlarına ve manşetlerine taşıdı. ODÜ yönetimini kınayan açıklamalar yapıldı. Asıl olay ise bundan sonra başlıyor.

Üniversite yönetimi, daha açık bir ifadeyle Ordu Üniversitesi Rektörü gazetelere öyle bir mail gönderdi ki maili okuyan gazeteciler yapılan yazılı açıklama karşısında şaşkına döndü. Çünkü Rektör Bey isim vermeden görevi sadece kamuoyunu bilgilendirmek olan gazetecileri “çıkarcı” olarak nitelendiriyordu.

Aslında üniversite yönetiminin gazetecilere bu denli ulu orta saldırması yeni değil. Hatırlanacağı üzere yakın bir dönemde üniversite yerleşkesi içerisinde bir “bayrak krizi” yaşanmış. O günden bu yana basın mensuplarına farklı davranılması kafalarda soru işareti yarattı.

Ordu Üniversitesi’nin gelişmesinde, büyümesinde ve tanıtımında yardımını ve desteğini kesinlikle göz ardı etmeyen Ordu basınına son dönemlerde ODÜ yönetiminin kapılarını kapatması, özgürlükler yeri olması gereken üniversitesilerimizin kapalı bir “kutu”ya çeviriliyor olması kabul edilecek gibi değil.

Üniversitenin şehirle bütünleşmesi için çaba sarf edilmesi gerekirken Sayın Rektör’ün ve yetki sahibi olanların Ordu Üniversitesi’ni şehirden uzak tutma düşünceleri varsa yanlış yolda olduklarını buradan bir kez daha vurgulamakta fayda var diyorum.

İşine geldiği zaman basını ayağına çağıran, renkli açıklamalar yapan üniversite yönetimi hızla büyüyen Ordu Üniversitesi’nin önündeki engelleri şehirle, halkımız ve ülkeye yetiştirdiği öğrencileriyle birlikte aşmalıdır.

Asıl görevleri, üniversite içindeki çamurlu yolları kaldırıp, öğrencilerini eziyetten kurtarmak, onların sağlıklı bir şekilde hizmet almalarını sağlamaktır.

Leave a Comment