Fındık mitingi kime yaradı?

CHP’nin 18 Eylül’de Ordu’dan başlattığı ‘Fındık İçin Adalet’ yürüyüşü Giresun’da düzenlenen mitingle son buldu. Mitingde üreticilere seslenen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuları geçmişteki konuşmalarından çok farklı değildi. Ordu ilinde başlatılan bu sözde fındıkta adalet çıkışlı yürüyüş daha ilk gün itibari ile birçok kesimlerce tepkilere sebep oldu. Bu konuların bazıları ise öncelikle bu yürüyüşün geçmişte örneklerinin yapılmış olmasına rağmen CHP’ye seçimlerde çok faydası olmadığını en son referandumda gördük.

Peki bu yürüyüş neden ve niçin yapıldı? Açıkçası beni bile bazı şüphelere düşürdü. Bu yürüyüş geçtiğimiz aylarda yapılan ve iki milyon kişinin desteği ile gerçekleştirilen 600 kilometrelik ‘Adalet Yürüyüşü’ne gölge düşürdü. Çünkü bin ile bin 500 kişi arasında başlayan sonralarda git gide azalan bu yürüyüşün tablosu acı oldu. Diğer bir konu ise bölgede referandumda yüzde 63 oy almış bir siyasi partiye gönülden bağlı olan bir çoğu koyu AK Partili vatandaşların hem partilerine hem partilerinin bölge milletvekillerine hem de tarım bakanına öfkeliydi.

Hatta ürünlerini il başkanlarının önüne atacak kadar kızgındı. Ki attılar da… Harlanmış ateşi CHP’nin tam da oya çevireceği bir zamanda biri çıkıyor ve bir ‘Fındıkta Adalet’ diye yürüyüşe kalkışıyor. Sonra bu yürüyüşün adı ‘Fındık İçin Adalet’e çevriliyor. Ne kadar çevrilirse çevrilsin sonuç olarak; CHP, alevlenmiş ateşe su döktü. İktidara kızgın olan AK Partili üreticiler de dahil olmak üzere tüm üreticilerin rahatlamasını sağladı. Kızgınlıklarının dinmesine yardımcı oldu. Bunu iktidarın vekilleri bile yapamazdı. Lakin bunu CHP yapmış oldu. Peki o zaman bu miting kime yaradı?

Bence CHP’ye yaradığını söylemek zor. Ancak CHP’li bölgedeki bir kaç milletvekili ile AK Partililere daha fazla yaramış oldu. Gelelim Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun fındıkla ilgili 6 maddesine… Bu maddelerin içinde inanılmaz bir maddeyi söyledi ki taban arazideki fındık ağaçlarının sökülmesi açıkçası üretimden ve emek yana olan bir partiye hiç yakışmadı. Kaldı ki en son referandumda hayır oylarını Karadeniz’de en çok tapan araziden aldığını unutmuş olacak, yine de de marka yaratma, katma değeri yüksek fındıklı ürün gibi bazı maddelerine katılıyorum. Konuşma metni içinde ise bazı maddelerde zaten uygulama şu an yapılıyor. Mesela fındık bahçesini gençleştirilmesi gibi…

Belli ki fındık bilgisini veren kişini bunların yapıldığından bile bilgisi yokmuş. Bir diğeri ise kooperatifler kanunda değişiklik şart. Bu şartlarda FİSKOBİRLİK’in eskisinden bir farkı yok. * Sonuç olarak; CHP, Karadeniz’den oy alamayacağını bildiği halde fındık üreticileri için yola düştü. Sussaydı, bir kenara otursaydı üreticiler 2019 seçimlerinde AK Parti’ye oy vermekten kaçınacaktı. Belki o oylar CHP’ye kayacaktı ama CHP, üreticinin daha fazla mağdur olmaması için üreticinin sesi oldu. Keşke bu yürüyüşe bütün üreticiler katılsaydı. Ortak bir ses verseydi. Ancak bazı güçler herhalde buna engel oldu. Üreticinin yürümediği yerde CHP yürümüş oldu.

Leave a Comment